Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Tuncay Dağlı
Tuncay Dağlı

GAZETECİLİK “GASTECİLİĞE” DİRENİYOR

Gazetecilikle ilgili öğrendiğim ilk şey daha doğrusu bana öğretilen; gazetecinin “gasteci” olmadığıydı.
Eğitim fakültesini birinci sınıfta bırakıp da hukukçu olayım derken girdiğim Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin kapısından gazeteci olarak çıktım.
Kırk yılı aşan gazetecilik hayatımda görüp, öğrenip, doğrusunu yaparken yanlışından uzak kalmaya çalıştığım mesleğimle ilgili çok değişik indan ve olaylara karşılaştım.
Öncelikle belitmeliyim ki gazeteciliği toplumu bilgilendirmek, aydınlatmak, doğruları yazıp söylemek olarak öğrenmiş ve uygulamış biri olarak bunun tersi davranışlarda bulunan kişileri yani insanların önünü karartan, yanlış bilgiyle yanlış yola yönlendirenleri ben gazeteci olarak görmüyorum. Yaptıkları da zaten gazetecilik değil “gastecilik.”

Gasteciliğin gazetecilik olmadığını da İletişim Fakültesi birinci sınıfında Temel Gazetecilik dersimize giren Prof. Dr. Şadan Gökovalı hocamızdan öğrendim. O zamanki akademik unvanı doktor olan Şadan Gökovalı, bazı arkadaşlarımızın konuşurken “GASTECİLİK” demesine kızarak, “Bu işi yapacaksanız önce mesleğinizin adını doğru öğrenin” demişti.
O zaman farkı pek fark edememiştim ama sonraki yıllarda çok iyi görüp öğrendim.
Çünkü gazeteciliği başka türlü anlayan, farklı yorumlayan ve uygulayan vardı. Hala da var. Hem de giderek çoğalıyorlar.
Bana göre gazetecilik yaparken kişisel çıkarını toplum menfaatinin önünde tutanlar gerçek gazetecilikten uzak “gasteciler”dir.
Mesleğinin eğitimini almadığı gibi tesadüflere bağlı olarak bu işin içine girip, öğrenme ve kendini geliştirme zahmetine katlanmadan arada kaynayarak işini yürütenler de zaten sözde gazetecilik yapmaktadır.
Günümüzde sokakta kaydettiği her videoyu önünü arkasını düşünmeden sosyal medyada yayınlayan herkes kendini doğuştan gazeteci sanıyor. Sosyal medyanın değişik platformlarında görüntü yayınlanma çılgınlığı almış başını gidiyor. “Bunu yayınlamaya hakkım var mı? Yaptığım yasalara uyuyor mu? Kişi haklarını ihlal ediyor muyum? Yaptığım davranışla suç işliyor muyum?” diye düşünen yok.
Durum böyle olunca gerçek gazetecilik rafa kalkıyor.
Çünkü rekabet denen şey olmayınca en doğru bilgiyi, en güzel görüntüyü elde etmekten ziyade en erken yayınlama isteği öne çıkıyor. Normal bir vatandaşın olay yerinden canlı yayın yapması tüm basın kuruluşlarının haberi atlamasına ya da geç vermesine neden oluyor. Gazetecilikle hiçbir alakası olmayan bu durum nedeniyle gerçek gazetecilik ve gazeteciler son sürat tükeniyor. Gasteciler boş buldukları yerleri dolduruyor.
Bu arada gerçek gazeteciler emek verdikleri, zaman harcadıkları gazeteciliği en doğru şekilde yaparak, elde ettikleri kazançla geçimlerini sağlarken aynı zamanda gastecilerle de mücadele ediyor.
Ancak ortamın fırsatlarından yararlanan bu kişilerle mücadele ederken aynı zamanda rekabet etmek zorunda da kalan gerçek gazetecilerin çabası da bir yere kadar.
Sonuç nereye varır bilemiyorum.
Ama gazetecilik gasteciliğe direniyor. İnşallah galip gelir.

TD
02.10.2026

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER