Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Sibel Dülger
Sibel Dülger

Yazar Sibel Dülger’in kaleminden iki kitap ve iki değerlendirme

WhatsApp-Image-2026-09-14-at-16.56.15 Yazar Sibel Dülger’in kaleminden iki kitap ve iki değerlendirme

KUZENLER ~ AURORA VENTURINI

Toplumun “kusurlu” bulduğu bir genç kadın, kendine ait bir dil kurup ailesini anlatmaya başlıyor. Aurora Venturini’nin gerçekçi bir açıklıkla yazdığı Kuzenler, aileye, kadın bedenine, sınıfa, sanata ve normallik fikrine acımasız bir mizahla bakıyor.

Aurora Venturini yeni bir yazar
değildi. Onlarca kitap yazmış, uzunca bir edebiyat hayatını geride bırakmıştı. Ancak geniş okur kitlesinin onu keşfetmesi için 85 yaşına gelmesi gerekti.
2007 yılında Página/12’nin
düzenlediği ilk roman
yarışmasına gönderilen daktiloyla yazılmış bir dosya, ön jüri üyelerinden Mariana Enriquez’in eline geçti. Enriquez’in daha sonra anlatacağı üzere metin, daha ilk sayfalarından alışılmış edebi ölçülerin dışındaydı: sıra dışı bir sözdizimi, geleneksel noktalama anlayışını reddeden bir anlatıcı, aile hayatının en karanlık ayrıntılarını saklamayan, olduğu gibi sayfalara saçan bir ses. Enriquez, bu sese hayran kaldı.
Dosyanın adı Kuzenler’di. Yazarı, yarışmaya kimliğini gizleyerek katılan uzun yıllar sürgün yaşamış bir kadındı: Aurora Venturini.
Aurora Venturini, bu romanla yarışmayı kazandı ve bu olay Arjantin edebiyatının en sıra dışı yeniden keşiflerinden biri olarak tarihe geçti. 85 yaşındaki yazar, ilk romanı olmayan Kuzenler ile bir fenomen haline geldi.
Kuzenlerin anlatıcısı ve ana
kahramanı Yuna adlı bir genç kadın.. Sözcüklerle arası iyi olmayan, kendini ifade edebilmek için sözlüğe başvuran, dilin kuralları ile sürekli mücadele eden biri. Ancak roman ilerledikçe başlangıçta bir “kusur” gibi görünen bu dil, Yuna’nın en büyük gücüne dönüşüyor. Yuna yalnızca kendi hikâyesini anlatmayı öğrenmiyor; kendisini, ailesini ve çevresindeki sözde
“normal” dünyayı kimsenin
yapamadığı kadar keskin biçimde görmeye başlıyor.
Yuna’nın çevresindeki kadınlar da toplumun normlarına pek uymuyor. Kız kardeşi, kuzenleri, anneler, teyzeler. Venturini onların bedenlerini, arzularını, öfkelerini, bencilliklerini ve kırılganlıklarını idealize etmeden anlatıyor. Erkeklerin çoğunlukla terk ettiği ya da şiddetle girdiği bu kadınlar dünyası, bir dayanışma ütopyası olmaktan uzak. Kuzenler, kadın karakterlerinden “iyi,” “güçlü” ya da “örnek” olmalarını istemiyor.
Venturini soruyor: Bir insanı
“normal” ya da “anormal” yapan nedir?
Yazar bu soruyu ağır bir
toplumsal tez haline
getirmektense grotesk ve kara mizaha yaslanıyor. Kuzenlerde istismar, ölüm, yoksulluk, cinsellik ve aile içi şiddet son derece karanlık bir dünyanın parçaları olarak karşımıza çıkıyor, ancak roman aynı zamanda şaşırtıcı ölçüde komik. Venturini’nin edebi gücü tam da bu rahatsız edici bölgede ortaya çıkıyor: trajediyle komedi, merhametle acımasızlık, güzellikle grotesk sürekli birbirine karışıyor.
Yuna için bir başka anlatım dili
daha var: resim.
Kahramanımız, sözcüklerle kuramadığı dünyayı tuval üzerinde kurabiliyor. Sanat, onun için romantik anlamda bir
“iyileşme” vesilesi değil; ailesinin, ait olduğu sınıfın ve ona biçilen rolün dışına çıkabilmesi için bir olanak.
Aurora Venturini klasik aile
romanının güvenli alanlarını dağıtıyor; kadın büyüme hikâyesini, aile melodramını ve toplumsal normları groteskin içinden yeniden yazıyor.

Aurora Venturini’nin Kuzenler isimli romanı Seda Ersavcı’nın çevirisiyle Siren Yayınları etiketiyle okurla buluştu.

WhatsApp-Image-2026-09-14-at-16.56.16 Yazar Sibel Dülger’in kaleminden iki kitap ve iki değerlendirme

İYİ KIZ ~ ARIA EBER

Kimliğini ve köklerini anlamaya çalışan genç bir kadının sanat, aşk ve aile üçgeninde kendi sesini bulma mücadelesini anlatan nefes kesici bir roman: İYİ KIZ.

Afgan bir ailenin çocuğu olan on dokuz yaşındaki Nila, Berlin’in puslu bohem çevresinde kendine yer bulmaya çalışır. Irkçılığın ve yabancı düşmanlığının gölgesinde büyüyen Nila, fotoğraf aracılığıyla hem dünyaya hem de kendisine bakmanın yollarını aramaktadır. Ta ki Amerikalı yazar Marlowe’la tanışana kadar.
Nila, Marlowe’a duyduğu çekime kapılırken aralarındaki yaş, köken ve deneyim farklarının yarattığı gerilim de giderek belirginleşir. Bir yandan ailesinin ve çevresinin ondan beklediği “iyi kız” olmaktan sıyrılmaya, kendi bedeninin ve arzularının sahibi olmaya çalışırken diğer yandan kimliğini başkalarının bakışlarıyla yeniden kurma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
Peki bütün bu seslerin, beklentilerin ve arzuların arasında Nila gerçekten kim olmak ister?
2025 Women’s Prize Yılın Romanı finalisti olan ve
2026 Dublin Edebiyat Odülü Uzun Listesi’ne giren /İyi
Kız, Afgan mültecisi bir ailenin çocuğu olarak Almanya’da dünyaya gelen, başta The New Yorker olmak üzere birçok mecrada şiirleri yayımlanan ve ABD’de yaratıcı yazarlık dersleri veren Aria Aber’in ilk romanı “İyi Kız” Şirin Etik çevirisiyle İthaki Yayınları’nda okurla buluştu.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER